Haliyle kırılıyor, üzülüyor insan
Her şeyini uğruna verebileceğin insanlar bazen en küçük isteğine sanki canını istemişsin gibi tepki veriyor ya, içim acıyor öyle zamanlarda. Kırılırsın, o ayrı. Bunda bütün göğüs kafesinin içini boşaltmışlar gibi hissedersin. Her hareketini önceden düşünürsün, hepsini planlarsın karşındakini mutlu etmek için. Sanki tüm hızınla koşarken birinin çelmesine takılıp düşmek gibi olur bütün o planların arasında o umursamaz hatta suçlayıcı tavırla karşılaşmak. Yüzünün mümkün olan en sert yüzeye ulaşmasından önceki o ufacık an oluşan korku, hayal kırıklığı, boşluk hissi hiç bitmeyecek gibi içinde kalır. Kafanı kaldırır, kuru sayılamayacak gözlerle bakıp “Senin için uğraşmıştım.” dersin. Anlamasa bile ne kadar önemsendiğini, acısın da ne kadar can acıttığını fark etsin istersin. Fark etmez. Anlamaz. Belli ki anlamayacak. Yine de üzüleceksin. Yine de anlamayacak. Neden mi? Çünkü o yüzden. Çünkü anlamaz.




1